17 Mayıs 2014 Cumartesi

Yardım Kampanyası.

Sevgili arkadaşlar;

Soma'da yaşanan maden faciasında hayatını kaybeden Ahmet Kaya adlı vatandaşımızın geride bırakmış olduğu hamile eşi ve küçük çocuğu için bir yardım kampanyası yapıyoruz.

Kendisine maddi destek olacak kimsesi olmayan ve eşini kaybetmiş olan iki aylık hamile bu yaralı anneye, 12 yaşındaki oğluna ve henüz doğmamış olan bebeğine bir nebze olsun yardım edebilmek ve insanlık vazifemizi yerine getirmek için beni tanıyan arkadaşlarımdan maddi katkılarını bekliyorum.

Bu aileye ek olarak yeni doğum yapmış ve eşini kaybetmiş olan genç bir anne daha tespit etmiş bulunmaktayız ve onların da maddi olarak yardıma ihtiyacı var. Onlara da elimizden gelen yardımı yapacağız.

Trabzonspor taraftarları olarak kendi aramızda toplamış olduğumuz 3000 TL başlangıç olarak kasaya aktarılmıştır.

Toplanan miktar ve bağış yapanların isimleri burada paylaşılacaktır.

NOT: Kanun gereği para toplamamız mümkün olmadığından yardıma ihtiyacı olan kişinin hesabına doğrudan havale yapılması gerekmektedir. Hesap numarasını öğrendiğimizde sizlerle de paylaşacağız.

16 Mayıs 2014 Cuma

Soma Faciası Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Sevgili arkadaşlar;
Soma felaketinde kurtarma çalışmasında yer alan maden mühendisi arkadaşlardan aldığım bilgileri sizlerle de paylaşmak istiyorum...
Dün verdiğim rakam maalesef doğru. 423 çıkartılan 83 de çıkartılamayan olmak üzere toplam ölü sayısı 506.
Madenden canlı olarak çıkarılan insan sayısı ise 216. Bunların 70 tanesi ilk patlama sırasında, geri kalanı ise kurtarma çalışmaları sırasında madenden çıkartılmış.
Yetkililerin madende o sırada bulunması gerektiğini söyledikleri ve verdiği rakam ise 787. Bu rakamdan yola çıkarak hala 65 kişi kayıp. Bunlar ölmüş de olabilir, vardiya değişimi sırasında ya da patlama esnasında canlı olarak çıkmış da olabilir.
Gelelim ihmallere ve sorumlulara;
Her madende havalandırma tek kanaldan girip minimum iki kanaldan tahliye edilirmiş ama bu madende tahliye kanalı sadece bir taneymiş. Şayet talimatnamelere uygun olarak inşa edilmiş olsa ölen herkes kurtarılamamış olsa dahi büyük bir kısmı kurtarılabilirdi.
Trafonun patlaması hikayesi tamamen yalanmış. Cesetlerin hiç bir tanesinde yanık izi yokmuş. Hepsi karbonmonoksit zehirlenmesi sonucunda hayatını kaybetmiş ve bunun da baş sorumlusu talimatlara uygun hava tahliye kanalları yaptırmamış olan şirket sahibi ve yetkililerdir.
Gelelim ikinci büyük ihmale ve bu felakete yol açan olaya;
Kömür madenleri bakir sahalarda kurulması gereken madenlerdir ve kömür madenlerinde her zaman içten içe yanan ama kontrol altında tutulan yangınlar olurmuş.
Desandre'nin üzerinde yer alan 1980'lerden kalma galeriler varmış ve bu galerilerden birinin çökmesi sonucu maden ikiye bölünmüş ve çöküntünün arkasında kalan galerilere öldürücü olan karbonmonoksit gazı dolmuş. Hava kanalı çıkışı da yukarıda belirttiğim gibi tek olduğu için kapalı bölgede kalan herkes zehirlenerek hayatını kaybetmiş.
Tabi kurtarma çalışması yapıldığı sırada da kor halinde olan kömür tekrar alev aldığı için kurtarma ekibinden de mahsur kalanlar oluyor. Bu esnada son giren kurtarma ekibi kurtarılıyor ama rakamlar açısından bir karmaşa buraya dayanıyor.
Özet olarak:
Ölü sayısı : 506
Yaralı Sayısı: 216
Kayıp Sayısı: 65 ( Ölmüş de olabilirler, hiç girmemiş ya da çıkmış)
2 ana ihmal var: Çift olması gereken hava çıkış kanalının tek olması ve karbonmonoksit tahliye edilemediği için insanların zehirlenip hayatını kaybetmesi ve bakir olması gereken ana hava giriş alanının bakir olmaması.
Hesap vermesi gerekenler:

1) Şirket sahibi; Alp Gürkan.
2) İşletme Müdürü; Akın Çelik.
3) Denetmenler
4) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
5) Enerji Tabii Kaynaklar Bakanlığı



EK BİLGİ:

Soma Holding’in sahibi Alp Gürkan, bir yıl önce, olası bir kaza anında 500 işçinin günlerce yeme-içme ihtiyacını sağlayacak nefes alabilecekleri ‘yaşam odaları’ oluşturduklarını iddia etmiş. (Bunun yalan olduğu maalesef acı bir tecrübe sonucu ortaya çıktı)

40 kişi kapasiteli bu odaların fiyatı yaklaşık 250 bin dolar.Yani 5 milyon dolara 20 odayla tüm Soma madencilerini kurtarılabilirdi.

Alp Gürkan'ın Gökdeleninde en ucuz daire ise 1.35 milyon dolar. Yani Soma'da yüzlerce insan 4 daire parası için öldü.

Soma Holding’in sahibi Alp Gürkan'ın kıyamadığı 4 daire parası!!!

5 Mayıs 2014 Pazartesi

aziz yıldırım'ın Cezasını Çekmesi için Resmi Makamlara Dilekçe

Değerli taraftarlar;

17 Ocak 2014 tarihinde Yargıtay tarafından cezası onanan aziz yıldırım bildiğiniz üzere hala serbest bir şekilde dolaşmaktadır. fenerbahçe camiası başta ali koç olmak üzere kapı kapı dolaşıp, şike örgütü lideri başkanlarına yeniden yargılama ve af yolu aramaktadır.

Bizler de başta Cumhurbaşkanı ve Başbakan olmak üzere, AYM Başkanına, TBMM başkanına, Adalet ve Spor Bakanlarına ve Mecliste grubu bulunan tüm parti liderlerine görevlerini hatırlatıp kanunun gereğini yerine getirmeleri talebinde bulunuyoruz.

Bunun için aşağıdaki dilekçeyi son kısımda yer alan mail adreslerine göndermenizi rica ediyorum.

Mailin Konu Kısmına: ''Şike Örgütü Lideri aziz yıldırım cezasını çekmeli'' yazabilirsiniz.

DİLEKÇE:

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül;
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan;
Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Cemil Çiçek;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Haşim Kılıç;
Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ;
Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Akif Çağatay Kılıç;
Cumhuriyet Halk Partisi Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu;
Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Sayın Devlet Bahçeli;
Halkların Demokratik Partisi Eş Başkanları Sayın Sebahat Tuncel, Sayın Ertuğrul Kürkçü;

Türk Sporunda Şiddet, Şike, Rüşvet ve Haksız Rekabet İddiaları üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi Araştırması Komisyonu 2005 yılında bir araştırma yapmış ve yayınladığı raporda Türk Futbolunda şikenin varlığını açıkça ortaya koymuş ve neden cezalandırıl(a)madığını da gözler önüne sermiştir.

Ne yazık ki 3 Temmuz 2011’den bu yana yaşananların, 2005 yılında tespit edilenlerden hiç farklı olmadığını açık ve net olarak bir kez daha görmekteyiz. Hukuk ayaklar altına alınmakta, mahkeme kararları hiçe sayılmakta, sayısal üstünlük ve sermaye, hukukun üstüne çıkarılmaya çalışılmaktadır.

Ulusal ve Uluslararası tüm yargı organları net olarak şikeyi ortaya koymuş, 2010-2011 sezonunda şike yapıldığı artık kesinleşmiştir. Mahkemeler, UEFA organları, Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) ve hatta TFF hukuk kurullarının kararlarına rağmen görülmemiş bir örtbas çabası ile karşı karşıyayız.

3 Temmuz 2011 den bu yana yaşananları kabullenemediğimiz gibi şike cephesinin son günlerdeki çabalarını da içimize sindirememekteyiz.

Türk Futbolunu bitme noktasına getiren, 2020 Olimpiyatları’nın kaybedilmesine sebep olan ve son olarak Türkiye’nin 2020 Avrupa Şampiyonası Finalleri adaylığını geri çekmesine yol açan suçlular, taraftar sayısının çokluğu ve sermayenin gücü ile kesinleşmiş yargı kararlarının değiştirilebileceği algısı oluşturmaya çalışmaktadırlar.

Beklentimiz hukuk devletinin gereklerinin yerine gelmesi, hiçbir kurum, kuruluş veya şahsın menfaatinin; asla ve asla ahlak ve adaletin önüne geçmemesi ve 17 Ocak 2014 tarihinde Yargıtay tarafından onanmış olan şike amaçlı örgüt kurup, liderliğini yapan Aziz Yıldırım’ın cezasının kalan kısmını çekmesi için gereğinin yapılmasıdır.

Saygılarımızla,





TBMM ARAŞTIRMA KOMİSYONU RAPORU ÖZETİ
Not: Raporun tamamı bu adrestedir. http://www.tbmm.gov.tr/sirasayi/donem22/yil01/ss956m.htm

Bu raporun temel amacını; “Türk sporunun yozlaşmasına neden olan problemleri incelemek ve bunların çözümü için alınması gereken önlemleri belirlemek” şeklinde ortaya koyduk.
......
Yıllardır çok önemli tespitler yapıldığı halde, bunların bazılarının hala çözümlenememiş olması, problemlerin üçüncü bin yıla girdiğimiz bu dönemde de karşımıza çıkması, bunların öncelikle çok iyi bir şekilde neden- sonuç analizi ile irdelenmesini zorunlu kılmıştır.
.........
Türkiye Profesyonel Futbol Ligleri ile Amatör Futbol Liglerinde teşvik primi ve şike olaylarının (özellikle hatır şikesinin) her dönemde olduğu var olduğu anlaşılmıştır. Ancak ne yazık ki Türkiye Profesyonel ve Amatör Futbol Liglerinde gerçekleşen “teşvik Primi” ve “şike” olaylarının çok az bir bölümü cezalandırılabilmiş, büyük bir bölümü ise kanaat oluşturacak yeterli delil olmadığı gerekçesi ile cezasız bırakılmıştır. Federasyon yönetiminin ve Tahkim Kurulu’nun ağırlıklı olarak üst liglerde mücadele eden takımların temsilcileri tarafından seçilmiş olması nedeniyle şike ve teşvik primi konusunda üst liglerde cesur kararlar alınamadığı düşünülmektedir. Spor dünyasında,  Federasyonların şike ve teşvik primi iddialarının üzerine ciddiyet ve kararlılıkla gitmediği düşüncesinin hakim olduğu görülmüştür. Şüphesiz,  sorunun temel kaynağı demokrasi terbiyesi ile ilgilidir. Günümüzde var olan problemler,  geçmişte var olanlardan sayıca fazla da değildir. Ancak günümüzde bazı özel koşulların varlığı,  şike ve teşvik primi iddialarının daha fazla gündem oluşturmasına neden olmuştur. Endüstri devrimini tamamlamış ülkelerde,  birçok ahlaki ve toplumsal değerleri ikinci plana iten performans kavramı,  etkisini sporda da göstermiş,  yarışma ve müsabakalar kazanma ile eş anlamlı duruma gelmiştir. Bu sonuç aynı zamanda doping ve şike gibi yozlaşma belirtilerinin ortaya çıkmasına da bir zemin hazırlamıştır. Sporda haksız rekabete yol açan bu yozlaşma olaylarının başında,  danışıklı yarışma yapma diyebileceğimiz şike olgusu gelmektedir. Bir başka olgu da,  başka takımın sporcularına verilen teşvik primidir. Bunların dışında hakemlerin taraflı yönetimi,  sporcuların doping içeren maddeler kullanması gibi daha birçok durum sayılabilir. Bu yöntemlerin ortak özelliği, yapılan sportif faaliyetlerde hak edenin kazanmasını engelleyen bir sonuç ortaya çıkarması ve dolayısıyla haksız rekabete neden olmasıdır.

E-Mail Adresleri:

devlet.bahceli@tbmm.gov.tr; bilgi@mhp.org.tr; Sebahat.tuncel@tbmm.gov.tr;ertugrul.kurkcu@tbmm.gov.tr

29 Nisan 2014 Salı

Establishment of Match Fixing Organisation within Turkish Football Federation and its Committees

On 17.04.2014 Chief Attorney of Turkish Supreme court rejected the appeal of Fenerbahçe SK’s president Aziz Yıldırım and he is going back to prison to complete his sentence. Despite the fact that he is a convicted match fixer whose sentence is finalised he remains as president of Fenerbahçe SK.

Alongside this incident, our thesis is strenghten by decleration of Devrim Hacısalihoğlu, professional disciplinary committee member; ‘ When we were offered a position in professional disciplinary committee, we were told that we will be there to close the case and asked to do what we weretold. I was appointed to the position despite rejecting this offer, but ALL OTHER MEMBERS ACCEPTED THE PROPOSAL.

Another devastating incident was a scene got cought on cameras at a baskerball game where Ethical committee member Mertay Kugay; who cleared Aziz Yıldırım in match fixing case report, was watchinf Fenerbahçe SK basketball game alongside Aziz Yıldırım.

At this stage, we have to mention our dissappoinment in UEFA with two fatal subject;

1)      UEFA is yet to announce the verdict regarding the individuals in match fixing case of Fenerbahçe SK and Beşiktaş JK.
2)      Despire UEFA’s rules and regulation, Turkish Football Federation do not apply relevant sanctions to teams involved in match fixing and keep protecting them from relegation. UEFA is obliged to get involved and make sure Turkish Football Federation relegates Fenerbahçe SK, Beşiktaş JK and Sivasspor FC.

As known; On 3rd of July 2011, the most organised crime organisation in Turkish football history was made public with arrests of police. This was no suprise for Turkish football fans, as there always were signs of match fixing activities in past and it was highly spoken that Fenerbahçe SK’s 16 win in 17 games of the sedond half of 2010-2011 season was even too suspicious to be a miracle.

People with good memory remember the very first day that Aziz Yıldırım, president of Fenerbahçe SK,  started to establish match fixing organisation, after loosing the title to Galatasaray. His exact quote during a press release was; ‘ I learnt that championships are not won on the pitch and from know on I will ve working on that side of football’. And since that day he started to take over the power in Turkish football, where he end up controlling literally everything…

The wiretaps and evidence collected by Turkish police proved that Aziz Yıldırım controlled all committees of federation by locating people in its committees, which later helped him to steal championships by fixing matches.

Below is the information on these people, who work in Turkish Football Federation, helped Aziz Yıldırım during the match fixing scandal at court and outside court. The ones those are solicitors defended him at court, where he was found guilty of fixing several matches while they dedice in favour of Fenerbahçe SK at committees of Turkish Football Federation in order to save them from relegation.


Part 1: Solicitors at Match Fixing Case and Their Reletions with Turkish Football Federation:
Solicitors listed below are either directly or indirectly related to Turkish Football Federation and all people they defended were found guilty of match fixing.  Most of those guilty people were also found guilty of being a member of a criminal gang that Fenerbahçe SK’s president Aziz Yıldırım was the head of…
1)      Anıl Gürsoy Artan; Solicitor who defended Gençlerbirliği FC’s General Manager Zafer Önder İpek in match fixing case at court, is also a member of Turkish Football Federation’s Dispute Settlement Body ( Zafer Önder İpek was found guilty of match fixing in favour of Fenerbahçe SK )
2)      Kaan Savruk; Solicitor who defended Gençlerbirliği FC’s trainer Cengiz Demirel in match fixing case at court, is also a member of Turkish Football Federation’s Dispute Settlement Body ( Cengiz Demirel was found guilty of match fixing in favour of Fenerbahçe SK )
3)      Murat Balcı; Solicitor who defended İstanbul BB’s president Göksel Gümüşdağ in match fixing case at court, is the deputy chairman of Turkish Football Federation’s Arbitration Board. He handed over his client to his co-worker Cansu Şahin after being elected as deputy chairman.
4)      Şükrü Kocuk; Solicitor who defended Giresunspor FC’s president Ömer Ülkü in match fixing case at court, is currently the president of Disciplinary Committee of the city of Giresun. ( Ömer Ülkü was found guilty of match fixing )
5)      Sinem Oskay; Solicitor who defended Manisaspor’s president Kenan Yaralı in match fixing case at court, is a solicitor at Yunus Egemenoğlu’s company. Mr. Egemenoğlu was a member of Turkish Football Federation board at that time. ( Kenan Yarali was found guilty of match fixing in favour of Fenerbahçe SK)
6)      Ali Rıza Dizdar; Solicitor who defended:
·         Korcan Çelikay ( Sivasspor FC’s goal keeper, who was found guilty of match fixing in favour of Fenerbahçe SK )
·         İskender Alın ( İstanbul BB’s player, who was found guilty of match fixing in favour of Beşiktaş JK )
·         Serdar Kulbilge ( Gençlerbirliği FC’s goal keeper, who was found guilty of match fixing in favour of Fenerbahçe SK )
               Ali Rıza Dizdar, is the the president of Disciplinary Committee of the city of İstanbul.
7)      Nagehan Bardakçı; Solicitor who defended Fenerbahçe SK’s vice president Şekip Mosturoğlu and İstanbul BB’s president Göksel Gümüşdağ in match fixing case at court, is a solicitor at the company of Turkish Football Federation’s board member Faruk Öksüz. ( Şekip Mosturoğlu was found guilty of match fixing in favour of Fenerbahçe SK )
8)      Ersan Şen; Solicitor who defended Fenerbahçe SK’s vice president İlhan Ekşioğlu in match fixing case at court, was the substitute member of Turkish Football Feredration’s Arbitration Body. ( İlhan Ekşioğlu was found guilty of match fixing in favour of Fenerbahçe SK )
9)      Abdullah Kaya; Solicitor who defended Fenerbahçe SK’s president Aziz Yıldırım in match fixing case at court, used to be a representative at Turkish Football Federation. ( Aziz Yıldırım was found guilty of establishing and leading a criminal organisation and also found guilty of  fixing several matches in favour of Fenerbahçe SK )
10)   Atahan Sevimli; who defended Sami Dinç in match fixing case at court. Sami Dinç was accused of helping Şekip Mosturoğlu in order to fix a match. Atahan Sevimli is a student of İlhan Helvacı, who was the head of Turkish Football Federation Law Department.
11)   Erdener Yurtcan; who defended Sami Dinç in match fixing case at court, was consultant at Turkish Football Federation Law Department.

Part 2 : Turkish Football Federation’s Committees
2-A) Ethical Committee:
As you know Ethical Committee was the organisation that prepared report about the match fixing case, which Professional Football Disciplinary Commitee then used as one of the aspects to make a decision regarding the case.
1)      Burak Öder; Vice president of Turkish Football Federation Ethical Committee, who works at KOÇ University, the university owned by Fenerbahçe SK’s vice president Ali Koç. So as a worker of a person, whose team was involved in several match fixing activities, Mr. Öder prepered a report at the case.
2)      Mert Kugay; member of Turkish Football Federation Ethical Committee, who worked for Beşiktaş JK as administrative manager at basketball department for 4 years and also taken to the trial at UEFA as vitness of Beşiktaş JK.
3)      İlyas Doğan; a resigned member of Turkish Football Federation Ethical Committee, who made a stament regarding Supreme Court’s decision on match fixing case by saying that ‘ Supreme Court approved that there was match fixing in several games’. On the other hand Turkish Football Federation bent rules and regulations to protect match fixers and may be that is why Mr. Doğan resigned.



2-B) Professional Football Disciplinary Committee (PFDK):
This is the committee which invented the most bizarre excuse in football history in order to protect match fixing teams from relegation by deciding that ‘the match fixing organisations were not reflected on to the pitch’.
They then penalised some of the board members and players of various teams  for match fixing attempts, but the funny thing was all matches ended as agreed by those people and somehowProfessional Football Disciplinary Committee think the individuals and clubs must be seperated. ( which reminds us UEFA’s resolution in fight against match fixing and claueses 5f and 5g)

1)      Halit Fahri Gültekin; president of Proffesional Football Disciplinary Committee, is also a member of Fenerbahçe SK congress.
2)      Memduh Oğuz; PFDK member, Turkish Football Federation Disciplinary Committee president Irfan Coşkun works as a solicitor at Memduh Oğuz’s law company.
3)      Serdar Ölmez; PFDK member, visited members of match fixing organisation in prison and following these visits became the reporter of PFDK.



2-C) Arbitration Body:
1)      Murat Balcı; Vice president at Arbitration Body. As explained earlier; Murat Balcı is Solicitor who defended İstanbul BB’s president Göksel Gümüşdağ in match fixing case at court, is the deputy chairman of Turkish Football Federation’s Arbitration Board. He handed over his client to his co-worker Cansu Şahin after being elected as deputy chairman.
2)      The information regarding president of Arbitration Body; Engin Tuzcuoğlu, members; Uğur Mutlu and Taner Ünlü can be found in following topic. ( Sports Law Institution Association ).

Part 3: Sports Law Institution Association
This association need to be examined carefully as they are the core of match fixing establishment in Turkish football.
·         Fenerbahçe SK’s vice president Şekip Mosturoğlu, who was found guilty of being a member of criminal organisation and match fixing, was one of the founders of this association alongside Sami Dinç, who helped Şekip Mosturoğlu to contact players to fix matches.
·         Solicitors who are mebers of this association and also defended people at court in match fixing case are; Köksal Bayraktar ( defended Aziz Yıldırım ) and İsmail Tepecik.
·         Engin Tuzcuoğlu; who is a member of this association is also president of Arbitration Body. Mr. Tuzcuoğlu announced his opinion regarding the match fixing case before Turkish Football Federation’s verdict on the case and somehow became president of Arbitration Body after revealing his opinion on the case. This clearly proves that he was brought to that position to help federation to protect match fixers.
Below is the list of solicitors who are related with match fixing case in one way or other, who also are members of Sports Law Institution Association:
1)      Şekip Mosturoğlu; Fenerbahçe SK’s vice president, who was found guilty of being a member of criminal organisation and match fixing.
2)      Sami Dinç; defendant in match fixing case.
3)      Köksal Bayraktar; Solicitior of a defendant in match fixing case.
4)      İsmail Tepecik; Solicitior of a defendant in match fixing case.
5)      Engin Tuzcuoğlu; became president of Arbitration Body and helped to save match fixers from relegation.
6)      Uğur Mutlu; member of Arbitration Body.
7)      Taner Ünlü; member of Arbitration Body.
8)      Zümrüt Yezdani; Substitude member of Arbitration Body.
9)      Yunus Egemenoğlu; member of Turkish Football Federation board during Mehmet Ali Aydınlar’s precidency. If you remember, Mehmet Ali Aydınlar declared several times that; if it was not for him, Fenerbahçe SK would have definately been relegated . He said he had proteded Fenerbahçe SK against UEFA.
10)   Harun Kaya; member of Turkish Football Federation’s of Dispute Settlement Body.
11)   Faruk Baştürk; Turkish Footbal Federation Law Head Consultant.
12)   İsmail Coşkun; member of Turkish Football Federation’s Dispute Settlement Body.
13)   Levent Polat; Ex-Consultant of Turkish Football Federation for Law matters.
14)   Emin Özkurt; Fenerbahçe SK’s solicitor.
15)   Last, but not the least; CAS referees; Kısmet Erkiner and Türker Aslan…

Conclusion:

As known, since 3rd of July 2011;
·         On 02.07.2012 Turkish Court found Fenerbahçe SK and Beşiktaş JK guilty of match fixing.
·         On 10.06.2013 UEFA found Fenerbahçe SK and Beşiktaş JK guilty of match fixing.
·         On 22.06.2013 UEFA Disciplinary Committee found Fenerbahçe SK and Beşiktaş JK guilty of match fixing.
·         On 15.07.2013 UEFA Appeals Body found Fenerbahçe SK and Beşiktaş JK guilty of match fixing.
·         On 28.08 2013 CAS found Fenerbahçe SK and Beşiktaş JK guilty of match fixing.
·         On 17.01.2014 Turkish Supreme Court found Fenerbahçe SK and Beşiktaş JK guilty of match fixing.

It is also clear in UEFA’s, FIFA’s and Turkish Football Federation’s disciplinary produres that teams incolved in match fixing MUST BE RELEGATED, but Fenerbahçe SK, Beşiktaş JK and Sivasspor FC are still competing in a league that they are not supposed to be…

Let us remind you the verdicts given in Juventus FC, O. Valou FC and Pobeda FC case in past that all teams were relegated for match fixing offence, but the justice in Turkish football is being delayed and UEFA is in as much fault in this delay as Turkish Football Federation.

Finally we suggest Turkish Football Federation and UEFA to examine 11 pointed resolution that they signed in fight against match fixing and make sure these teams are relegated if they are honest about ‘Zero Tolerance’ and ‘FairPlay’…

Claueses 5f, 5g and 10 clearly states that our request is legitimate and neither Turkish Football Federation’s nor UEFA’s approach to this case is acceptable.